4 Haziran 2013 Salı

AĞLAMAK...

Tıbbi araştırmalar, rahatça ağlayabilen kişilerin daha sağlıklı bir hayat sürdüğünü göstermektedir  İnsanın keder ve elemden ağlayıp içini dökmekle büyük ölçüde rahatlayacağı herkes tarafından bilinmektedir. Ağlamanın ayrıca kan dolaşımı ve solunum sistemine de iyi bir fiziki çalışma sağladığı bilim adaları tarafından belirtilmektedir.
Gözyaşları kendi  başına bir ilaç özelliği göstermektedir. Gözyaşları zararlı bakteri ve virüsleri öldüren bir enzimi ihtiva etmektedir. Psikiyatri araştırma laboratuvarı müdürü Dr. William Frey tarafından yapılan bir araştırmada, insanın duygulanarak veya sinirlenerek döktüğü gözyaşlarının kimyevi bakımdan farklı olduğu ispatlanmıştır. Duygulanma sonucu akıtılan gözyaşlarında daha yüksek konsantrasyonda protein bulunmaktadır. Kalp hastalıkları, pektik ülser, kolit, deri döküntüleri ve gerilimlerin yol açtığı pek çok hastalığın kaynağı, içe dökülmüş gözyaşları olabilir. Oysa ki ağlamak, gülmek gibi, duygunun bir çeşit dışa vurulma şeklidir.
Ağlamak., dolaşım, solunum, damar ve sinir sistemini uyarır. Nabız hızlanır, kan basıncı yükselir. Yutağın kasılması boğazda tıkanıklık hissi uyandırırken, diyaframın kasılmasıyla hıçkırık başlar. Şiddetli, bir öksürmeyle akciğerden dışarı saatte 70 mil süratle hava atılır. Kısa süreli ağlama iyi bir egzersizdir. Ağlamak; gerilimi azaltarak kendimizi yenilemiş ve tazelenmiş hissetmemizi sağlar.
Ağlamak ilk lisanımızdır. Bebekler doğar doğmaz ağlamaya başlarlar. Bebekteki değişik ağlamalar; acıktım. Altımı değiştir, beni kucağına al gibi basit ihtiyaçlarımızı haber veren değişik mesajlar taşır.

Kızını evlendiren bir anne gibi pek çok insan, mutlu oldukları zaman da ağlar. Eğer duygulandığınızda gözyaşı dökerek ağlamaz veya ağlamamak için sarf ederseniz kontrolunuzu kaybeder ve bir çok hastalığı davet etmiş olursunuz. Bu sebeplerdendir ki duygulandığınızda, ağlamamak için fazla direnmeyiniz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder